SaaS Summit '25 sahnesinde aynı soru dört kez soruldu, dört farklı cevap geldi: Bu iş bitiyor mu, yoksa yeniden mi doğuyor? Yatırımcılar, kurucular ve stratejistlerin balon riski, AI agent'lar ve yazılımın geleceği üzerine gerçek sözleri, alıntıları ve video linkleriyle.
Sahne aynıydı, soru da aynıydı ama her seferinde cevap değişti. SaaS Summit '25'in dört ayrı oturumunda izleyiciler aynı cümleyi defalarca duymuş: "Ölüyor mu?" Yapay zeka önce ürün yapma biçimini sarsmış, sonra yatırımcıların değerleme mantığını, en sonunda da kullanıcıların yazılımla kurduğu ilişkiyi. Sahneye çıkan yatırımcılar, kurucular ve stratejistler ise bu soruya çok farklı cevaplar verdi.
Bu yazıda SaaS Summit '25'in konuyla ilgili dört oturumunu tek bir yerde topluyoruz: kimin ne söylediğini, hangi rakamların masaya geldiğini ve tartışmanın nereye vardığını, doğrudan konuşmacıların kendi sözleriyle. Her bölümün sonunda ilgili oturumun tam videosuna da ulaşabilirsiniz.
"SaaS Ölecek mi?" Sorusu Neden Bu Kadar Çok Soruluyor
Soru yeni değil ama son bir yılda inanılmaz sıklaştı. Yapay zeka çıktı, vibe coding çıktı, OpenAI neredeyse her hafta yeni bir kategoriyi sarsıyor, fiyatlama modelleri değişiyor, büyüme oranları düşüyor. For Your kurucu ortağı Özgür Alaz, SaaS Summit '25'teki konuşmasına tam da bu yorgunlukla başladı: "SaaS sadece müşteriye hizmet etmek için çok küçük; o çok büyük bir kavram." Alaz'a göre asıl sorun sorunun kendisi değil, SaaS dünyasının kendini tanımlama biçimi.
Satya Nadella'nın "SaaS ölecek" çıkışı da etkinlik boyunca sık atıfta bulunulan bir referans noktasıydı. Ama panellerin ortak noktası, sorunun cevabının "evet" ya da "hayır" kadar basit olmadığıydı. Sırasıyla bakalım.
Panelin Cevabı: Büyük Kazananlar, Büyük Kaybedenler Olacak
SaaS Summit '25'in açılış panelinde Kariyer.net CTO'su Ömer Faruk Çelebi, Testinium kurucusu Melih Sakarya, iLab'dan Arda Ayvaz ve OREDATA'dan Salih Ergüt, SaaS'ın AI agent'larla nasıl bir evrim geçireceğini tartıştı. Moderatörün panelin akılda kalan metaforu şuydu: Kullanıcı artık bir asker gibi tüm konfigürasyonu kendi yapmıyor, bir komutan gibi minimum girdi verip işi arkada
AI agent'lara bırakıyor.
Nadella'nın çıkışına doğrudan cevap Arda Ayvaz'dan geldi: SaaS ölmeyecek ama ciddi bir evrim geçirecek. En büyük ekonomik kırılma fiyatlamada yaşanıyor: koltuk (seat) başına ücretlendirme yerini yaratılan değer üzerinden kazanca bırakıyor. Kazanmanın anahtarı ise savunulabilirlik. Herkese açık veriyle beslenen agent'lar kırılgan; OpenAI'ın tek bir duyurusu onlarca startup'ı silebiliyor. Testinium cephesinden Melih Sakarya ise dönüşümü kendi ürünleriyle somutlaştırdı: Raffi adlı agent, dokümanları okuyup uygulamayı gezerek test senaryolarını kendisi çıkarıp koşuyor, hedef 10 kişiyle yapılan işi 2 kişiyle yapmak. Panelin bir diğer güçlü kavramı "agent experience" oldu: Artık dokümantasyon da dahil her şeyin, okuyucusu insan değil bir agent olacak şekilde tasarlanması gerekiyor.
Panelin en umut veren tezi ise "anti-ölçek etkisi" oldu. Hiç teknoloji kullanmayan küçük bir oyuncu (köşedeki emlakçı gibi), telefonları cevaplayıp randevu oluşturan bir agent'la teknoloji kullanıcısına dönüşebiliyor. Türkiye için özeleştiri de netti: "Amerika innovation, China replication, Europe regulation" sözünü tekrar eden Sakarya, inovasyon yerine regülasyonu taklit etmenin en büyük engel olduğunu söyledi.
SaaS Summit '25'ten
“Ben SaaS'ın öleceğini düşünmüyorum ama çok ciddi evrim geçirecek; şu anki SaaS ekosisteminden çok büyük kazananlar da olacak, çok büyük kaybedenler de olacak.”

Yatırımcı Gözünden: Balon mu, Yeni İnternetin İnşası mı?
SaaS Summit '25'in en hararetli oturumlarından birinde Unitplan kurucusu Engin Alemdar'ın moderatörlüğünde Oleka Capital'den Emir Bölen, Inveo Ventures'tan Anıl Yıldırım ve Plug and Play Türkiye'den Emrecan Kerçek sahneye çıktı. Sorunun rakamsal çerçevesi netti: Global SaaS pazarı 300-350 milyar dolar büyüklüğündeyken, yapay zeka gerçekten bunun 10 katı bir değer üretebilecek mi, yoksa 2000'lerin dot-com balonunun yenisini mi izliyoruz?
Tartışmayı açan rakam, mevcut AI talebini karşılamak için her 1-1,5 yılda gereken yaklaşık 500 milyar dolarlık altyapı yatırımına (CAPEX) karşılık sektörün bugünkü gelirinin 20 milyar dolar civarında olmasıydı. MIT'nin raporu ise panelin dönüm noktası oldu: Şirketlerin %95'i yapay zeka kullanıyor ama kurumların yaptığı 30-40 milyar dolarlık yatırım şimdilik "zero cash return" üretti. Emrecan Kerçek bunu normalleştirdi: Kurumlar 10 senedir SaaS'ı da tam kullanamıyordu. Ama değişimin somutlaştığını da ekledi: 30 kişilik pazarlama ekiplerinin 5 kişiye inmesi, 200 kişilik çağrı merkezlerinin birkaç AI agent'a devri artık konuşulabilir senaryolar.
Türkiye'ye gelindiğinde rakamlar sertleşiyor: Tohum aşama medyan değerleme Türkiye'de 2,3-2,5 milyon dolar, ABD'de 7-8 milyon dolar. Anıl Yıldırım'a göre en büyük risk, Türk yapay zeka girişimlerinin gelirlerini globalden üretememesi; fırsat ise tekstil, turizm, inşaat ve tarım gibi Türkiye'nin güçlü olduğu, az dijitalleşmiş sektörlerde.
SaaS Summit '25'ten
“Ya matematik bir yerde saçmalıyor ya, 500 milyar dolar harcayacaksınız, 20 milyar dolar getiri alacaksınız bunun karşılığında.”

Erman Taylan'ın Açılış Konuşması: Paradigma Değişiminin 10 Başlığı
SaaS Summit '25'in açılış oturumunda Paribu'dan Erman Taylan, 9 yıldır yayımladığı ve 8.000 aboneye ulaşan bülteninden süzdüğü 10 başlığı sahneye taşıdı. Taylan'a göre üretken yapay zeka, metaverse ya da blockchain gibi geçici hype dalgalarına benzemiyor: "Ben bir platform değil, bir paradigma değişimi içinde olduğumuzu ve gerçekten birçok şeyin temelden değişeceğini, değişmeye başladığını düşünüyorum."
Konuşmanın ilk başlığı "malleable" (oynak) yazılım dönemiydi: Kullanıcıların artık prompt yazarak kendi arayüz özelliklerini kendilerinin geliştirebildiği bir çağa giriyoruz. Taylan, Zapier'in kurucusunun üretken AI'ı görünce şirketi ikiye bölüp "bu paradigmayı nasıl yakalarız" diye düşünmeye gönderdiğini, Duolingo'nun 10 yılda yayınladığı ders sayısını 6 ayda ikiye katladığını örnek verdi. Kodlama tarafında da net bir tespiti vardı: "Çok sevdiğim bir cümle var: AI won't replace coders but will replace coding." Y Combinator'ın son batch'indeki 500 girişimin üçte biri tamamen AI ile kodlandı, ama kritik detay bu kurucuların AI olmadan da kodlayabilecek donanımda olmasıydı.
Fiyatlama tarafında da benzer bir kayma var: Ücretlendirme tamamen sonuca (outcome-based) dayalı modellere doğru ilerliyor. Taylan'ın kapanışı ise beklenmedik biçimde köklere dönüştü: "15 sene önce de bu sunumu yapsak yine aynı şeyi söylüyorduk: İnsanların istediği bir şey yapmak lazım." Rakamlar da bunu doğruluyor: Orta ölçekli SaaS'ların %48'inin, büyüklerin %58'inin bir topluluğu var ve buradan gelen müşterinin dönüşüm ile churn oranları bambaşka. Topluluk kurmanın neden bu kadar kritik olduğuna dair daha fazla örnek için
vibe coding nedir yazımıza da göz atabilirsiniz.
SaaS Summit '25'ten
“Fikir çok önemli, hız çok önemli ama komünite her şeyden önemlisi.”

SaaS'tan SaaL'a: "Bizimle Başar" Manifestosu
SaaS Summit '25'in en merak uyandıran başlıklarından biri For Your kurucu ortağı Özgür Alaz'dan geldi. Alaz, konuşmasının omurgasını 1990'da fırlatılan Hubble uzay teleskobuna kurdu: Hubble'dan önce insanlığın evren görüşü kapalıydı, bütün yıldızlar sanki Samanyolu'nun içinde sabit duruyordu. Hubble'dan sonra anladık ki evren sürekli genişliyor ve Samanyolu sonsuz galaksiden yalnızca biri. Alaz'a göre SaaS dünyasının da kendi Hubble anına ihtiyacı var.
Bugünkü SaaS zihniyeti, aktif müşteri sayısı ve yaşam boyu değer gibi metriklere sıkışan dar bir evren görüşüne benziyor. Alaz bunu "Software as a Life" (SaaL) kavramıyla genişletiyor ve dört prensiple somutlaştırıyor. Birincisi, IKEA örneğiyle: Konforlu sandalye yapan şirket bugün şehir tasarlıyor, müteahhitlik yapıyor, mutluluk danışmanlığı veriyor. İkincisi, Starbucks örneğiyle: Satılan şey kahve değil, o kahveyle geçirilen zaman. Bu yüzden mesajın "satın al"dan "bizimle başar"a evrilmesi gerekiyor. Üçüncüsü yapay zekayla doğrudan ilgili: Agent'lar bir ürünü değerlendirirken özelliklere değil, ürünün kullanıcıyla kurduğu ilişkiye bakacak. Dördüncüsü ise manifestoya bağlanıyor: "Growth hacker'lar SaaS'lar içindir. SaaL'lara bizim life hacker'lara ihtiyacımız var."
SaaS Summit '25'ten
“SaaS sadece müşteriye hizmet etmek için çok küçük; o çok büyük bir kavram.”

Peki SaaS Gerçekten Ölüyor mu?
Dört oturumu yan yana koyunca ortaya çıkan tablo net: Kimse "SaaS bitti" demiyor. Panellerin ortak paydası, SaaS'ın bir kategori olarak değil, bir işletme mantığı olarak değişmesi. Fiyatlama koltuktan sonuca kayıyor, arayüz sabitten kişiye özel şekillenen bir yapıya dönüşüyor, savunulabilirlik veriden ve topluluktan geliyor, "müşteri" kavramı da Alaz'ın deyişiyle daha geniş bir "yaşam" evrenine yayılıyor.
Riskler de gerçek: 500 milyar dolarlık altyapı yatırımına karşılık 20 milyar dolarlık gelir, MIT'nin "zero cash return" bulgusu ve Türkiye'de değerlemelerin ABD'nin üçte biri seviyesinde kalması, iyimserliğin sınırlarını gösteriyor. Ama panellerin ortak sonucu şu: SaaS ölmüyor, kimin hangi katmanda ve nasıl bir savunulabilirlikle oynadığına göre yeniden dağılıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
SaaS gerçekten ölüyor mu?
Hayır. SaaS Summit '25'teki dört ayrı oturumda konuşan yatırımcı ve kurucuların ortak görüşü, SaaS'ın bir kategori olarak kaybolmayacağı ama ciddi bir evrim geçireceği yönünde. Fiyatlama, arayüz tasarımı ve rekabet avantajının kaynağı kökten değişiyor; bu da bazı şirketleri kazandırırken bazılarını zayıflatacak.
AI agent'lar SaaS şirketlerini nasıl etkiliyor?
En büyük etki fiyatlamada görülüyor: Koltuk başına ücretlendirme yerini yaratılan değere dayalı modellere bırakıyor. Ayrıca şirkete özgü veriye ve iş akışına derin inmiş ürünler, herkese açık veriyle çalışan genel agent'lara karşı rekabet avantajı kazanıyor. AI agent kavramının teknik detayları için
AI agent nedir, nasıl çalışır yazımızı inceleyebilirsiniz.
Yapay zeka yatırımlarında bir balon var mı?
SaaS Summit '25'teki yatırımcı panelinde bu sorunun tek bir cevabı yoktu. Rakamlar (500 milyar dolarlık altyapı yatırımına karşılık 20 milyar dolarlık gelir, MIT'nin "zero cash return" bulgusu) endişeye işaret ediyor. Ama panelistler bunu finansal değil endüstriyel bir balona benzetiyor: Dot-com çöküşünden geriye internet altyapısı kaldığı gibi, bu yatırım dalgasından da kalıcı bir altyapı kalacağı görüşü ağır basıyor.
Sonuç
SaaS Summit '25'te dört farklı sahneden yükselen ortak mesaj şu: "SaaS ölüyor mu?" sorusu yanlış soru. Doğru soru, hangi SaaS şirketinin yapay zeka çağına savunulabilir bir konumla girdiği. Koltuk başına fiyatlamadan sonuca dayalı modellere, kapalı arayüzlerden kişiye özel şekillenen deneyimlere, dar müşteri tanımından Özgür Alaz'ın "yaşam evrenine" uzanan bu dönüşüm, önümüzdeki yıllarda SaaS Summit sahnelerinde konuşulmaya devam edecek.
Bu yılki tartışmaların tamamını, konuşmacıları ve daha fazla oturumu SaaS Summit '25 video arşivinde izleyebilirsiniz. SaaS Summit '26'nın konu başlıkları ve konukları belli olmadan önce yerinizi ayırtmak isterseniz, bekleme listesi açık.
Yazar Hakkında
Topluluk Beta'da — Birlikte Geliştirelim
2400+ SaaS profesyonelinin buluştuğu platformun beta'sı açıldı. Deneyin, geri bildiriminizi paylaşın; platformu birlikte şekillendirelim.
Beta'yı Deneyin



