Globalde Sıfırı Bir Yapmak: Güven, İlişkiler ve İlk 1000 Müşteri
Enes Zahid Urhan — Founder, Easyapp
Öne Çıkan Anlar
SaaS Summit '25 sahnesinde Easyapp kurucusu Enes Zahid Urhan, 15 yılı aşan girişimcilik ve son 10 yıldır mobil dikeyinde ürün büyütme deneyimini "globalde sıfırı bir yapmak" başlığı altında topladı. Urhan'a göre sıfır noktası yalnızca gelirin olmadığı an değil: marka bilinirliğinin, pazardaki güvenin ve network'ün de olmadığı "tam bir hiçlik" hâli. Ama aynı zamanda en cesur olduğunuz an — çünkü sistemi ve regülasyonları tanıdıkça kısıtlarla yüzleşiyorsunuz; sıfırda ise hızlı ve düşük maliyetle hata yapıp öğrenme lüksünüz var.
Güven olmadan hiçbir kapı açılmaz
Urhan'ın ilk tezi net: güven, karşı tarafa sattığınız ilk değer. Güven oluşmadan ürünü de hizmeti de satamıyorsunuz. Easyapp ekibi yaklaşık iki yıldır ABD pazarında — hem Amerikalılarla hem Türk topluluklarıyla — bilinçli bir güven yatırımı yürütüyor; New York'ta müşteriye gitmeden önce ürünü doğru değerlendirebilecek toplulukları hedefliyorlar. Urhan bir ay önce New York'ta 400 kişinin (yaklaşık 100 yerel, 300 Türk teknoloji profesyoneli) katıldığı bir etkinlikten şu gözlemi aktardı: başarıya ulaşanların ortak formülü dil değil, zihinsel adaptasyon. Asıl ihtiyaç çevirmenlik değil; kültürel metrikleri ve yereldeki duyguları "çevirebilmek".
İlişkiler, regülasyon ve kredibilite taşımak
Networking'i CRM'deki kayıt satırları gibi değil, yatırımcı, mentör ve müşteri dinamiklerini ayrı ayrı çözmeniz gereken gerçek ilişkiler olarak kurgulamak gerekiyor — çünkü globaldeki büyük krizleri sahadaki doğru avukat, muhasebeci ve finans uzmanıyla çözüyorsunuz. Urhan'a göre 1 milyon üstü ticket size'lı hiçbir yatırım birebir ilişki yaşanmadan kapanmıyor. Regülasyon tarafında ilkesi basit: "0'ı 1'e çevirirken suç işlemiyor olmak lazım; beyaz bölgede kalmak lazım." Somut bir örnek de verdi: merkezi Türkiye'de olan bir şirketin ABD'de sosyal güvenlik numaralı yöneticisi ve bordrolu çalışanı yoksa, banka o tüzel kişiliği muhatap almıyor — şirket debit kart bile alamayabiliyor. Türkiye'de üretilen kredibiliteyi yeni pazara taşıyamazsanız sıfırda değil, ekside başlıyorsunuz.
İlk 1000 ödeyen abone ve Amerika gerçeği
Urhan'ın eşik kriteri ilk 1000 ödeyen müşteri: Easyapp bu 1000 müşteriyi 137 farklı ülkeden buldu, bugün 2500'ün üzerinde aboneye ve 175 ülkede satışa ulaştı — gelirin %62'si ABD'den. Easyapp, tek bir prompt'la bir dakikanın altında mobil uygulama ve web sitesi oluşturan, 150 sektörde KOBİ'leri hedefleyen bir ürün; Urhan'ın vurgusuyla bir "vibe coding" aracı değil. Aylık 14-15 dolarla App Store ekosisteminin en pahalı aboneliklerinden biri olmasına rağmen ölçekleniyor — ki ekosistemde yıllık 200 doların üzerinde ödenen uygulama sayısı 20'yi geçmiyor. Bu 1000 kişinin içinden viral etkisi yüksek 30-40 müşteriyle (1 milyon takipçili bir New York tur rehberi, 2 milyon takipçili bir kupon influencer'ı gibi) özel ilişki geliştirerek kulaktan kulağa pazarlamayı tetiklediler. Urhan pazar araştırması raporları yerine pazarın kendisine gitmeyi savunuyor: iki yılda 12-13 kez ABD'ye gidip gelmiş, yılın neredeyse her ayı şirket merkezinin bulunduğu New York'ta olmaya çalışıyor. Bu noktada MRR ve retention gibi metriklerin de aslında tek bir ana metriğin — güvenin — realize edilmiş hâlleri olduğunu hatırlatıyor: "Müşteri de bir yatırımcı."
Founder bir influencer'a dönüşmeli
Urhan'a göre büyük pazarlarda teknoloji ürününü en önde satan kişi founder'ın kendisi. Kişisel markasını büyütememiş bir CEO, şirketin ürününü satmakta da başarılı olamıyor; bir genel müdürün başarısını ölçmek için bakılacak en büyük metrik topluluk yönetme ve marka bilinirliği büyütme kapasitesi. Türk ekosisteminin toplum olarak en zayıf kaldığı alan da tam burası: ürünü pazarlama ekipleriyle tanıtabiliyoruz ama kendimizi bir isim olarak globalde konumlandıramıyoruz. Çünkü globale sadece şirket değil, çekirdek takım da açılıyor.
Kapanış: sıfır noktasında global olunur
Konuşmanın en iddialı tezi kapanışta geldi: ürünüm önce Türkiye'de bir noktaya gelsin, sonra globale açılırım yaklaşımını Urhan açıkça hatalı buluyor. İlk gün global kurgulanmayan iş modellerinin sonradan globale açılma ihtimalini %1 görüyor; ilk günden global olanların pazara açılma ihtimalini ise %51'in üzerinde. Yani bir start-up için soru "ne zaman globale açılırız" değil, daha kuruluş gününde "bu problem dünyanın hangi coğrafyalarında çalışır" olmalı. Cesaret başlatıyor; ama güven, topluluk, ilişki ve kişisel marka bir sistem hâlinde kurulmadıkça globalde sıfır bire dönüşmüyor.
Akılda Kalanlar
“Güven olmadan hiçbir kapı açılmaz.”
“0'ı 1'e çevirirken suç işlemiyor olmak lazım. Gri bölgeye geçmiyor olmak lazım. Beyaz bölgede kalmak lazım.”
“Hedef parayı kazanmanın kendisi olmamalı. Bu bir sonuç olmalı ve gerçekten ilk 1000 müşteri çok iyi anlaşılmalı ve dinlenmeli.”
“Müşteri de bir yatırımcı. Sizi büyüten, hızlandıran.”
“İlk gün kurulduğunda global olmayan iş modellerinin globale açılması ihtimalini ben %1 görüyorum.”
SaaS, AI ve Agentic AI'ın konuşulduğu etkinlikte yerinizi alın
Bu sahnedeki konuşmaların yenileri Summit '26'da. Kurucular, geliştiriciler ve yatırımcılarla aynı sahnede buluşun.
Bekleme Listesine Katıl →